2 Şubat 2014 Pazar

TURUNÇ REÇELİ ..

Beklenen turunç reçeli tarifiyle uzun zaman ara verdiğim bloğuma bir geri döneyim dedim...

Turunç turunç diye sayıklarken arkadaşım Didem, Antakya'dan annesinin hep aldığı yerden bana 1 koli turunç yollattı.. Tabii tarifini de annesinden aldım.. Zor değilmiş ama uzun sürüyor..

Önce turunçlarınızı güzelce yıkıyorsunuz. Yıkarken sayıyorsunuz.. (önemli..:)) sonra anlaşılacak..)

Daha sonra turunçlarınızı çok ince veya çok kalın olmayan bir rende ile rendeliyorsunuz. Rendelediklerinizi de sonra kullanabilirsiniz dilerseniz..

En uzun suren işlerden birini atlattıktan sonra ikincisi bu turunçları 4 e bölerek portakal gibi soymak. Bizim turunçların suyu çok güzeldi. Biz onunla çeşitli tatlılar yapıyoruz onları da İpeksi Tatlar'da satıyoruz..:)

Portakal dilimlerini koca bir tencerenin içine koyup içine su dolduruyorsunuz.. Biraz yumuşayıncaya kadar pişiriyorsunuz. Soğuduktan sonra acısı gidinceye kadar sabah akşam günde iki kere suyunu değiştiriyorsunuz. Sonra üçüncü uzun iş bunları büküp büküp pamuklu bir ipe diziyorsunuz.

kavanozlara koymadan az önce...
 
Gelelim sayının önemli olduğu noktaya, her 10 turunç için 1 kilo şeker koyarak 3-4 taşım kaynatıyorsunuz. Soğuduktan sonra bir kez daha kaynatıyorsunuz ve ta taaa işte reçeliniz hazır.. Kavanozlara koymadan önce ipleri çıkarmayı unutmayın..

Afiyet bal şeker olsun..
Umarım yakın bir zamanda yine buluşuruz..
Sevgiyle kalın..

8 Aralık 2013 Pazar

5. Yemek Bloggerları Toplantısı

Bütün kızlar toplandık toplandık toplandık....:)))

Yine bütün bloggerlar bir araya geldik. Çok keyifli ve çok güzel bir gündü. Sanal ortamlarda bildiğimiz dostlarımızla yüzyüze oturup sohbet etmenin, bebişlerini sevmenin
, pasta dedikodusu yapmanın keyfine doyulmadı.

Bu yıl da geçen yıllarda olduğu gibi düzenleme komitesi çok ince düşüncelerle çoook çalışmışlardı. Bu yılki toplantımız Tepekule A7 salonunda yapıldı. Önce bir yanlışlıkla brunch yapılan salona girmişim, aman allahım o ne kalabalık o ne çocuk sesi.. çığlık çığlığa.. eyvaaah bu nasıl bir gün olacak derken, başka bir yerde olmalıyız diye düşünüp sorunca işin doğrusu anlaşıldı. Kapıdan karşılayan komite ekibi çok şık bir masanın üzerine konmuş lavanta şişelerindeki çekiliş numaralarından almamızı istedi. 43 numara elimin altına geliverdi :) sonra da Meslekdaşım Mimar Nergis Çetin'in hazırladığı muhteşem kurabiyemi aldım. Bütün arkadaşlarımız için tek tek hepimizin özelliklerini yansıtan kurabiyeler yapmış, benim üzerimde Dünya çikolata ustaları yarışmasında giydiğim beyaz kıyafetim, çikolatalarım ve pastalarım vardı. Küpeme kadar yapmış.. Ellerine sağlık arkadaşım.
Kurabiyemi poşetinden çıkarmadan İpeksi Tatlar da rafa koydum. Herkeslere gösterip Nergis arkadaşımı anlatıyorum..:)
 

Çok şık masalar ve lezzetli yemekler hazırlanmıştı. Bize pasta beğendirmek zordu ee napalım biz de eleştirdik :))

O güne ait Tepe Kule ye yapacağım tek eleştiri, Sırma suyun şişelerini yeniden ne olduğu belli olmayan sularla servis yapıp, anlamayacağımızı zannetmesiydi. Sırma suyu bu konuyla ilgili bilgilendirdiğimi söylemeden edemeyeceğim.

Komite üyelerimiz;
1. Tülay Oral http://www.hepleziz.com/
2. Mine Çeliktaş
http://www.miskokululezzetler.blogspot.com/
3. Müberra Bağcı http://www.egedentarifler.blogspot.com/
4. Nilgün Türker http://www.sendepisir.com/
5. Nergis Çetin http://www.nergismevsimi.blogspot.com/
6. Dilek Arıkan http://www.dilodantarifler.blogspot.com/

ellerinize sağlık çook teşekkür ederiz.
Renkli Kolonya'dan http://renklikolonya.blogspot.com/ lavanta şişeleri, Nilla Bella dan makaronlarımız http://www.nilabellemacaron.com çok güzellerdi.

Yemeklerimizi yerken sponsorlarımızdan gelen hediyelerin çekilişleri yapıldı.
Bir microdalga fırın, İnanlı Yapı Marketten 2 adet 250 liralık hediye çeki, Fakir den el blender ı en büyük hediyelerdendi. Dedim ya şanslıydım, İnanlı Yapı hediyesi bana çıktı. :)


Etkinliğimize destek veren, tüm sponsor firmalarımıza çok teşekkür ederiz.
http://www.bacacafe.com/
http://bumerang.hurriyet.com.tr/ 
http://www.durubulgur.com/ 
http://www.droetker.com.tr/
http://www.chado.com.tr/ 
http://www.emsan.com.tr/ 
http://www.evim.net/ 
http://www.estuz.com.tr/ 
http://aryıldız.com/ 
http://www.figenkaravas.com/
http://www.feast.com.tr/ 
http://ekofit.com.tr/ 
http://www.mutlumutfaklar.com/fairy/ 
http://www.gurmereyon.com/ 
İnanlı Yapı : Eski İzmir Caddesi No : 319 Karabağlar / İzmir Tel: 02322261088 
http://www.imse.com.tr/
http://www.mentos.com.tr/
www.nilabellemacaron.com
http://www.porland.com.tr/ 
http://www.pepsico.com.tr/
http://renklikolonya.blogspot.com/
http://www.selva.com.tr/ 
http://www.sokeun.com.tr/
http://www.tepekuleizmir.com/ 
http://www.tazemasa.com/ 
http://www.ugur.com.tr/ 
http://www.vivident.com.tr/ 
http://www.ykm.com.tr/kurumsal/ 
www.cheetos.com.tr
www.liptonicetea.com.tr
www.tropicana.com 
www.fritolay.com.tr 
www.martiyayinlari.com
www.bademmutfak.com



- Uğur Mikrodalga Fırın
- İnanlı Yapı (Eski İzmir Caddesi No : 319 Karabağlar / İzmir Tel: 02322261088)dan 2 kişiye hediye çeki (biri benim oldu..:) )
İMSE'den 5 kişiye yemek kursu
Bademmutfak'tan 3 kişiye butik çikolata kursu
- Emsan'dan 4 adet döküm tava
- Evim.net'ten 4 adet blendır seti
- Ar-yıldız'dan 3 adet hediye
- Porland'dan 5 adet porselen sahan
- Dr Oetker'den 5 adet kek kalıbı
Feast'ten 4 adet şemsiye, kitap ve çanta
Söke Un'dan Aydan Üstkanat'ın "Artmazsa Yetmez" adlı kitabı
- Gurmereyon'dan 5 adet mutfak seti
- Martı Yayınları'ndan 10 adet kitap
- Chado'dan 25 adet değişik çeşitlerde aromalı çay
- Ekofit'den (Simon Levent kahve, Fior di Frutta reçel,  Nocciolata fındık kreması, Green Dream çikolata, Le Pain des fleurs markalı organik ürünler)
- Tazemasa'dan 4 adet bakliyat...

Sponsor hediyelerimize gelince..
 Söke Un ve Selva Makarna..

 YKM Home ile kırmızı bereket narımız oldu..
 
 Her tür tuzlarıyla Estuz ...
 
 Çiğneye çiğneye bir hal olduk :))
 
 Bulguru gerçekten çok lezzetli hele kitabındaki bilgiler daha da güzel.. teşekkürler...


 Fairy
 
 Değişik ve güzel lezzetler..
 
ve Dr. Ötker..
 
Bu güzel günde, tüm sıkıntılarını bir kenara bırakıp gelip güzel fotolarımızı çeken Figen arkadaşımıza ayrıca çok teşekkür ederiz. Eline gözüne sağlık Figencim..http://www.figenkaravas.com/
 
Yeni komiteye şimdiden başarılar diliyorum.. Çok işleri var çookk :))
 
Yeni toplantıyı iple çekiyorum..
 
Bu arada bloğa yazmayı da özlemişim.. Daha sık sizlerle olmalıyım..
 
Sağlıklı, mutlu günlere..
 
 
 
 




Balıkkeyfi.com :)

Bir gün bir telefon geldi. Emine Hanım beni arıyormuş. Yeni bir web sayfasının tanıtımını yapacaklarmış, diğer bloger arkadaşlarımıza ulaşabilir miymişim, haber verebilir miymişim?? elbette dedim. Yenilikleri izlemenin, öğrenmenin zararlı olduğunu hiç görmedim. En kötü ihtimalle işe yaramıyorlar.. Olsun, benim gibi bir bilgi çöplüğüyseniz her tür bilgi ilginizi çekebilir... Hemen geliyorum dedim. Hatta eşim ve arkadaşımız Hakan Abi'yi de haberdar ettim ve birlikte gittik.

Emine Hanım, bizi çok sıcak karşıladı. Sunumda bazı aksilikler olduysa da bu değişik bir web sayfası..

Mantığı şöyle işliyor.. Canınız balık yemek istediğinde bu siteye giriyorsunuz, bulunduğunuz bölgeyi seçebilir veya bütün indirimli restoranlara bakabilir, balık hakkında çeşitli bilgilere ulaşabilirsiniz.

Restoranlar, balikkeyfi.com'a değişik oranlarda indirim sunmuşlar. Böylece gitmeden önce ne yiyeceğinizi ve ne kadar ödeyeceğinizi biliyorsunuz. Süprizlere son anlayacağınız..

Keyifli bir site..

Lansman gecesinde, üye balık restoranlarından ürünlerle ağırlandık. Safranlı, karidesli, curryli pilav ve hellime sarılı levreği çok tuttuk.. Ürünlerin üzerlerinde hangi restorana ait olduğunu gösteren küçük etiketli kürdanlar da vardı.

Yolunuz açık olsun balikkeyfi.com...    http://www.balikkeyfi.com/

Bizlere de afiyet olsun..

15 Nisan 2013 Pazartesi

İzmirli Yemek Blogger'ları bir kez daha buluştuk..

Ekim ayında yapılan bir önceki blogger toplantısında verilen kararda olduğu gibi tam gününde bütün bloggerlar Kordon Otelde toplandık.

Sanal ortamda konuşmanın dışında bir araya gelmenin tadını çıkardık. Yeni bloggerlar arkadaşlarımızla tanıştık, yeni dostluklar kurduk.. Güzel sohbetler, çayımıza kahvemize eşlik etti. Sektör sorunlarını konuşup, ellerimize bakıp bakıp deliyiz dedik :)))

Bu yıl ki organizasyonu yapan arkadaşlarımız çok çalışmışlar, çok emek harcamışlar.. Sponsorlarımız da giderek çoğalıyor ve blogger gücünün farkına varıyorlar..

Bu güzel toplantıyı düzenleyen tüm arkadaşlarımıza, sponsorlarımıza çoook teşekkür ediyorum...

Dr. Ötker bir sürü ürün koymuş çantamıza.. Tarif defterinde de pek güzel tarifler bulunuyor..

Sweetvia, İpeksi Tatlar tükkanında da tatlandırıcı olarak kullandığımız bir ürün.. çok teşekkür ediyoruz Sweetvia..

Glisemik indeksi düşük olan ve bizim evde sıklıkla kullandığımız bulgur, bugün Duru Bulgur olarak evimize geldi. Üstelik çok başarılı iki yemek kitabıyla birlikte.. yaşasıınn mutfakta şenlik olacak demek ki..:)

Alaşehir, Trabzon ve Akdeniz ekmeğine özel karışımlarına yapmasını bilmezsek sıkılmayalım diye ekmek kitabını da ekleyerek Söke Un bize güzel ekmek unları hediye etmiş..

Lipton, siyah inci çayını, Nivea, serinleten güneş koruyucusunu, Fairy, bulaşık detarjanını, Kristal sizma zeytinyağını, Tursil de sıvı çamaşır deterjanını hediye etmiş..

Feast, pratik sofralar kitapçığı, önlüğü, şalı ve nihalesiyle evimize geldi..

Selva, irmiği, ıspanaklı mantısı ve şipşak makarnasıyla bizimleydi..

Koroplast, yine evimizi donattı. Ürünlerinin kalitesini kullandığımız için zaten biliyorduk ama lavanta kokulu çöp torbasına ve kesilmiş fırın kağıtlarına bayıldım..

Türk Kahvemiz İlyas Gönen'den, Bir lokmalık Datça bademimiz Zephiros Otelden..

Masalarımızı peynirleriyle donatan Murat Bey firması bununla yetinmeyip hepimizin adına tek tek birer ağaç armağan etmiş..
 
Bütün sponsorlarımıza, düzenleyen arkadaşlara tekrar çok teşekkürler..
Yeni toplantıda görüşme dileğiyle..

17 Şubat 2013 Pazar

İpeksi Tatlar artık zemin kata indi...

Artık Tükkan :) olduk...

Kasım ayında büromun olduğu binanın zemin katındaki minnacık dükkanın boşalacağını duyunca ah orada İpeksi Tatlar açsak ne keyifli olur diye içimden geçirdim. Mülk sahiplerinden biriyle asansörde karşılaşıp ne düşündüklerini sorduğumda gayet belirsiz bir yanıt aldım. Daha doğrusu yanıt alamadım :(

Aradan bir kaç hafta geçmiş, benim aklım hala aşağıdaki dükkandayken, daha önce bize yardıma gelen "Minik Aşcı"mız Ebru, ben işten ayrıldım diye geldi.. Eee dedim, bu dükkanın peşine düşmenin zamanı gelmiş de benim haberim yok..

Ev sahipleriyle görüştükten sonra kontratı imzaladık. İş en büyük kalem olan buzdolabımıza geldi. Bir yandan da tükkanımızın rölevesini çıkartıp, neler yapabiliriz düşünceleri başladı.. Planlama bittiğinde soluğu buzdolapçılarda aldık. En içimize sinen, bizim isteklerimize karşılık veren firma Ergül Teknik oldu. Minnacık buzdolabımızın yarısı çikolata yarısı pasta dolabı oldu. Teşhir bölümü corian malzemesiyle kaplandı, motoru arka dolaba saklandı.. Dolabın fiyatını gördükten sonra artık o dolaba Ferrari diyoruz..:))))

Yıkım söküm yapmaya başlayınca duvarda bir girinti farkettik, heeyoo teşhir raflarımızın yeri ortaya çıktı.. Klimamızın markasına karar verildi, Vedat Bey'den Carrier almaya karar verdik. Çikolata ve kurabiye kutuları Daisybox'a sipariş verildi, taşıma çantaları, take a way kahve bardakları Or.Lady ye sipariş edildi. Bir sürü detay konuşuldu. Tabelamızın rengi, ışığı, yazı karakteri kararlaştırıldı. Bahçe mobilyalarımız Aydın'a sipariş verildi. Kısacası uzuuun, karmaşık ve karışık bir süreçti. Alarm sistemimizi A1 Alarm kurdu. Barisol tavanımızı Yezmir Zafer Bey yapıyor. Duvar kağıtlarımızı Parmalite'tan aldık.

En çok uğraştıran kahve makinası, su arıtma cihazı, tente, latte bardağı ve çikolata teşhir tabakları oldu.  Sonuç Lavazza kahve ve makinası kullanmaya karar verdik. Arıtma cihazımızdan pek memnunuz, tenteyi baştan yaptırdık, latte bardağını henüz çözemedik, çikolata teşhir tabaklarını da bir şekilde hallettik.

İçeride neler oluyor acabaa??? :)

Doğramamız takılıyor..

Dekor inşaattan Ayhan.. betopanlarımızı monte ediyor..

Baş destekçilerden elektrikçimiz Ergun..

Mobilyalarımız İnan mobilya.. süper ekip..

Duvar kağıtlarımız Parmalite'tan, işçilik Ramazan ustadan..

Ergül Teknik'te dolabımızla ilk karşılaşmamız..

Sarı dolaplarımız da geldi.. montaj devam..


Mahallenin tüm dikkatini sarı topladı :)

Tabelamız monte ediliyor..

Heey, ışıklar yanıyor artık..

Temizledik, pakladık, yerleştirdik.. Hala da gülebiliyoruz..:)

Yağmur çamur, saçak altına sıkıştık. masalar içeride kaldı..:(

Güzel kızım..

Günün sonuna doğru... Didem ziyaretimize geldi...
 
14 şubat sevgililer gününden önce açabilmek için tüm ekip (inşaat grubu, tesisatçılar, montajı yapılacak tüm ürünleri getiren destekçiler... herkes yani) 8 şubatta bütün işleri bitirdik. Mutfak ekibi olarak ta deli gibi çalıştık çikolatalarımızı, pastalarımızı, tuzlularımızı, keçiboynuzlu kurabiyelerimizi, cheesecakelerimizi hazırladık. Gecenin bir zamanında tükkanımızı yerleştirdik veee 9 şubatta saat 14 30 da kapımızı açtık.. Umarım bu açış uzun süreli olur, sağlıkla, keyifle tatlar üretir ve sağlıkla tüketiriz. Tüm dostlarımızı bekliyoruz.. Kahvemiz ve tatlarımızla...

1 Ocak 2013 Salı

Sevgili 2013, Hoş gelmiş ol lütfen...



Bir yıl daha devrildi.. Aman da ne zor geçirdik bu yılı.. Aralık ayına kadar başımıza gelmeyen kalmadı.. Son ayını sevdik o ayrı..

Önce ben yüzfelci geçirdim, sonra Atillamu'nun aşil tendonu koptu, bacağı alçılara alındı. Peşinden sevgili 19 yaşındaki kedim ŞEKER melek oldu... Şeker, bu güne kadar annem babam hariç birlikte en uzun süre yaşadığım arkadaşımdı. Kaybı zor oldu..
ŞEKER KIZIM..

Ama ev kedi evi.. kedisiz olmaz dedik. Oğluş karşımıza çıktı. Bir kedi sever köpeğin ağzından kurtarmış ve 1 ay boyunca taşıma kutusunda bakmış.. Kutudan çıkar çıkmaz vıınnn vınnn vınnn bir kedi oldu..

OĞLUŞ HENÜZ BEBİŞKEN..
 Sürekli hareket halinde.. Derken bir gün kapı aralığından kaçıp koşarken 18. kattan merdiven boşluğuna düştü.. 15. kata kadar bütün korkuluklara çarpa çarpa... sesi hala kulağımda.. hemen Cats&Dogs Başak hanıma koştuk. Önce bilinç kaybı oldu.. sonra da kör oldu.. Sonra iyi bakım ve sevgiyle bizim delikanlı paçayı kurtardı.. Şimdi canavar bir Oğluş oldu.. 5 kilo gibi ve gayet sağlıklı.. Ama bu delikanlı yalnız yaşamasın dedik. Ankara'dan bir sarman kız misafir geldi.. O da çöp bidonuna düşmüş, çıkamamış. Oradan kurtarmışlar.. Nereden nereye, Nazlı'nın müthiş destekleri ve yardımıyla Sokak kızı İrma'mız, İrma Naz Banditta adı ile bize katıldı.. Biri 8.5, diğeri 7.5 aylık iki cücemiz var artık. 2012 nin en güzel yani bu bebelerdi..

GÜZEL KIZIM İRMA NAZ BANDİTTA..
 
 

Aralık ayında çok çalıştık, çok güzel tatlar ürettik. En favorimiz portakal likörlü ve lavantalı çikolatamızdı.. Aydın Doğan'a, Bergüzar Korel'e, Belediye Başkanımız Hakan Tartan'a iletilmek üzere çikolata siparişleri aldık. Pek gururlandık.

Şubat ayının başında size bir süpriz yapacağız. Şimdi onun için can hıraş çalışıyoruz. :))

Gelelim 2013'e..

Bak sevgili 2013, yeni yepyeni bir yıl olarak hayatımıza katılıyorsun. Seni sevmeyi tahmin edemeyeceğin kadar çok istiyoruz. Lütfen, neşeyle, sağlıkla, başarıyla, eh biraz da parayla gelsen hayır demeyiz, keyifle, tatla gel ve bütün bir yıl bizimle ol ki, peşinden "NE GÜZEL BİR YILDI, KEŞKE BİTMESEYDİ.."diyebilelim.. Anlaştık mı?

SEVGİ, TAT, AŞK, KEYİF VE SAĞLIKLA GEÇİRECEĞİMİZ BİR YIL İSTİYORUZ...

ÖYLE OLDUĞUNDAN EMİNİZ SEVGİLİ 2013.. HOŞGELDİN...;)

29 Ekim 2012 Pazartesi

Datça, keyif, lüfer.... :)

Merhabalar,

Kurban bayramı her zaman bana hüzün verse de bu yıl güzel bir tatil yapmayı başardık. Bir can alarak iyilik yapılacağını asla düşünemediğim için kurban edilen canlar için içim hep acıyor.. Can alacağınıza, can verin, kan bağışlayın, bir çocuk okutun, bir yoksulu doyurun. Mutlaka kurban kesmek gerekmiyor.. Neyse...

Önce 29 Ekim Cumhuriyet Bayramımızı kutlamak istiyorum. Ben ölene kadar Cumhuriyet Bayramımızı kutlayacağıma söz veririm.. Her ne olursa olsun..

Tatilde bu kez Datça'ya Demet ve Barbaros'larla buluşmaya gittik. Gölmar oteline yerleştik. Daha sonra da bizimkilerle buluştuk. Akşam, Aslan'ların evinde toplaştık. 13 kişilik dev bir bayram yemeği yendi.. Ertesi gün Datça'nın muhteşem pazarına gittik. Susamımızı, fıstığımızı, bademimizi aldık. Pazardaki amcalarla sohbet ettik. Etiketlere pek güldük..:)))

Kaya kekiği aslında:)))

Benim de fotoğrafımı çekin diyen satıcı amca..

Tezgahların güzelliği..
 
Akşam üzeri bu yılın son denizine girdik. Atilla denizin dibinden önce bir bardak buldu, sonra da bir ahtapot. Tabi ki ahtapotu bardağa koyup kıyıya getirdik. Güya ahtapot elimdeyken Atilla fotoğraflarımı çekecekti. Hahaayytt.... ahtapot avcumun içine koca vantuzunu yapıştırdığı an bir gıdıklandım, ciyak ciyak denize bıraktım hayvancağızı..:)

bardaktaki ahtapot..

Bardaktan çıkıyoorr...

Vantuzundan gıdıklandığım için devrile devrile gülüyorum..:))))
 
Akşamına yine 15 kişi toplaştık, yine balık yedik.. keyif yaptık. üzerine de kocaman birer dondurma yedik.. işte ne olduysa o dondurma ile oldu.. Sabah kalktığımda artık sesim yoktu. Çevremdekilerin sevincine bir anlam veremediysem de (!) sessiz kalmak pek hoş değildi..:))))
Ertesi günü yani tatilimizin son günü Demet, Barbaros, Aslan ve Zehranın bahçesine gittik. Kalamata zeytinlerimizi, son cheerry domatesleri ve biberlerimizi topladık vedalaştık ve yavaş yavaş  yola çıktık..
 
Narlar olmuş mu diye baktık.. Müthişler...:)

Çene biter mi? sesim çıkmasa da konuşurum ben..

Domatesleerr...

Tarlanın konuğu sevgili kaplumbağa kardeşi kapının önüne koyduk ki domateslerimizi yemesin..
 
Öğle yemeği için arkadaşlarımızın önerisine uyarak mavi pide diye bir yerde patlıcanlı pidemizi yedik. Pek güzeldi. Aslında güzel olan başka birşey de yemeğimizi yerken bize eşlik eden ördekler ve süpriz bir şekilde bir balıkçıldı. Balıkçıl, ona atılan pidelere gelen balıkları yiyecek kadar akıllıydı.. Takdir ettik :)))
 

Mavi Pide..

Uyanık Balıkçıl...
 
Eve geldiğimizde bebeler bizi çok özlemişler.. biz de onları özlemiştik.. sarıştık sarmaştık..
Bu trakeit denen şey bol sıvı, dinlenme, konuşmama gibi şeyler istiyormuş. Yaptık..:)) Öğlen Atilla lüfer almış onu pişirelim dedik..
Gelelim artık tarife..
 
Bu balığın en güzel yanı ev kokmuyor.. balık bulaşığı olmuyor.. lezzetli süper bir yemek üstelik hesaplı.. Kilosu 33 lira civarında, iki tane koca balık yani yanına başka bir yemek yapmanıza gerek kalmayacak gibi iki balık sadece 25 TL tutuyor..
Önce tepsiye koroplast fırın kağını yerleştiriyoruz. Balıkları güzelce yıkıyoruz. Sızma zeytinyağı ile içini de dışını da yağlıyoruz. Üzerini de içini de hafifçe tuzluyoruz. Birkaç ta tane karebiber ekledik.

kenarına cherry domatesler, biberler ve limon dilimleri koyduk. Üzerine de biraz limon suyu sıktık. En son maydanoz yerleştirdik.
Fırını ızgara modunda açmıştık. Isıtılmış ızgara da yaklaşık 8-9 dakikada pişti. Bu süre fırınınıza, balığınızın büyüklüğüne göre değişir. Aman dikkat. Balıkları çok pişirirseniz bütün yararlı yağları akar gider. Sadece balık tadında işe yaramaz birşey yersiniz. Balığı SUYUNDA bırakacaksınız..:)
Çok sağlıklı, çok lezzetli bir yemekti..
Denemenizi öneririm.. Afiyet olsun..