16 Nisan 2018 Pazartesi

Kokusuz, çabuk, pratik balık pişiriyoruz..


çipura sous vide
Merhabalar.....

Yine yeni ürünler anlatacağım.. Tabii ki bu ürün hem sağlıklı, hem de pişirmesi, hazırlaması çok pratik..

Sous-Vide yöntemiyle hazırlanmış balıklardan bahsedeceğim size.. Bizim bir Hakan Abi'miz var. Mira Balık'ın sahibi.. Geçenlerde ürünlerin tümünü hazırlamış bize tadımlık getirdi. Bir büyük grup tadım yaptık. Gerçekten tatları muhteşem.. Hazırlaması çok kolay.. Acıktım dedikten 15 dk sonra sofrada balığınız var.. Kokusuz, kızartmasız...

Balıklar Mira Balık tarafından sosuyla birlikte özel torbalarının içerisine konularak dondurulmuş. Yapılacak tek şey, poşeti açmadan olduğu gibi kaynar suyun içine koymak. 9-12 dakika sonra kaynar sudan çıkartıp poşetin ağzını kesip tabağınıza koyup sofranıza yerleştirmek.. Sonra da hooppp mideye.. işte bu kadar kolay..
levrek sous vide
somon sous vide
somon sous vide

Bir başka yöntem de 5 dk kaynar suda bekletip, sosunu süzdükten sonra kızdırılmış yağsız tavaya koyup biraz daha pişirmek.. Izgara balık mı istemiştiniz.. hah buyrun..:)



Başka bir ürün daha var ben aşık oldum ona.. Somon şiş.. Bir çöpte 4 tane somon parçası var.. Donmuş halde.. Bunu hazırlaması daha da kolay.. Eve geldiniz, çok açsınız. Fırını ısıtıyorsunuz. Donuk haldeyken somonları tepsiye diziyorsunuz. 5 dk. fırına veriyorsunuz. Fırın yaklaşık 175- 180 derecede. Sonra arkasını çevirip biraz sulandırılmış soya soyu spreyliyorsunuz üzerine de dilerseniz kavrulmuş susam serpiyorsunuz.. 4 dk sonra muhteşem yemek tabağınızda.. Hem sağlıklı hem kolay.. Yiyen bir arkadaşım, bunun somon olduğuna beni asla inandıramazsın çok lezzetli dedi..:)) İsterseniz salatanın üzerine, dilerseniz bir sebzenin yanına.. Ya da balık menüsü olan bir sofrada ortaya atıştırmalık..

somon şişin pişmiş hali..
donmuş haldeki somon şişler..

Bir başka ürün de, levrek, çipura veya somon şinitzel.. Donmuş, yarı pişmiş bir ürün. Fırını 175-180 dereceye ısıtıyorsunuz. Balığınızın büyüklüğüne göre 12-17 dakika arasında muhteşem bir şinitzel yiyorsunuz.
Levrek şinitzel..
Bir başka ürün daha var.. (Yahu ne çok varmış..:)) ) Bu Hakan Abi ile benim cin fikrimiz.. Somon mücver.. Ön pişirmesi yapılmış. Alıyorsunuz. Sadece mikrodalga veya fırında ısıtıyorsunuz. Hop mideye.. Pardon önce sofraya..sonra mideye..:)))) Balık sofrasının ara sıcağı olur kendileri.. :)

Aa söylemeyi unuttum.. satın almak isterseniz bana telefon edip sipariş vermeniz yeterli. (532 615 1950)  Çünkü Hakan Abi, aslında toptan satış yapıyor ama bizi kıramadı... Buradan küçük kolinizi alabilirsiniz..

Eğer dilerseniz yanına yakışan hafif yancıları :) da yazarım.. siz isteyin bir sonra ki yazıya ekleyeyim..:)) Ya da sipariş verin sizin için onları da hazırlayalım.

Haydi afiyet olsun..







3 Nisan 2018 Salı

Merhabalar...

Yeni yerimize taşınıp, tat atelyesi olarak var oluşumuzun 1. yılı ardımızda kaldı.. 15 Martta taşınmış, ilk pastalarımızı yapmaya hemen başlamıştık.. Ne tesadüf ki ilk iki pastamız da Defne isimli kızlarımızaydı.. Biri Psikoloji master'ı yapmak üzere New York'a gitmeden az önce yaş gününü kutladığımız sevgili Arzu ve Abdi'nin kızları Defne idi.. (dün bana New Yok'ta yaptığı fıstıklı kabak dolması fotoğraflarını yolladı.. :)))) ), diğeri de Ahu Hanım'ın 1 yaşını dolduran güzel gözlü, güzel yüzlü kızı Defne idi..

Ahu Hanım, bizi arayıp yine Defne'nin pastasını siz yapar mısınız dediğinde inanılmaz yoğun bir hafta geçiriyorduk. Neyse, Defne'nin yaşgünü pastasını yapmakla kalmadık, Ahu Hanım yerine konuklarını da ağırladık.. 13 Anne, 4 çocuk, 1 bebek sonrasında 1 Büyükbaba, 4 Baba da partiye katıldı.. 
Bir de düzgün çekebilseymişim...

Güzel ve Şık Defne'nin uçan balon hayranlığı.. O balona, biz ona hayran olduk..

Çocuklata ile tanışan Defne...

Çocuklatanın tadını pek sevdi.. Yaşasın artık o da bir bitterci..:))

Şeker hamursuz ananas bademli ve beyaz çikolatalı pastasını uflemelere doyamadı ...

Servis yaparken çocukların o saf, o güzel yüzleri... neşeleri bütün yorgunluklarımızı unuttu.. Ahu Hanım'ın arkadaşları ve akrabaları da en az Defne kadar güzel ve anlayışlıydılar.. Bizi seçip bizimle Defne'nin yeni yaşını kutladığınız için teşekkür ederiz.

Çektiğim bütün fotoğraflar cep telefonunun oyununa geldi ve kaydedilmemiş.. Ahu Hanım'ın gönderdiği fotoğraflarla size Defne'yi anlatabileceğiz..

Haydi gelin, sizin yerinize konuklarınızı ağırlayalım.. Süslenip püslenip gelin, konuklarınızla dilediğiniz gibi eğlenin.. yediğiniz önünüze, yemediğiniz çantanıza paketlensin gelsin.. ne bulaşıkla uğraşın, ne ortalığı toplamakla...

Evinizmiş gibi konuklarınızı ağırlayalım.. Pastanızı da yapalım, ikramlıklarınızı da.. 

Haydi bekliyoruz..


12 Şubat 2018 Pazartesi

Merhabalar..

Yine bir 14 Şubat geliyor.. Sevgililer günü.. Bu güne hep sevgi günü diyesim var.. Niye sevgili günü olsun ki..

Önemli olan aslında sevmek ve sevgi değil mi? Sevgilin olur, eşin olur, çocuğun olur, annen olur, baban olur, kardeşin olur,
arkadaşın olur, kedin, köpeğin olur.. çiçeğin olur.. ne olursa olsun yeter ki sevgi olsun..
Bu 80 yaşında bir anne için yapılmış yaş günü kurabiye pastası..Dilerseniz sevginizi göstermeniz için yapabiliriz. 

Sevgi olunca ne olmaz biliyor musunuz? Savaş olmaz, açlık olmaz, tecavüz olmaz, işkence olmaz, zorla evlilikler olmaz, cinayetler olmaz... neyse anladınız siz beni...

Bu günlerde iyilik üretmenin de gerektiğini düşünerek çok sevdiğiniz pavlovamızı kalp şeklinde yaptık.. Belki evrene biraz sevgi aktarabiliriz diye..

Yeni moda kurabiye pastamızı da  kalp şeklinde yaptık.. Küçüğü de var büyüğü de.. ister ailece yiyin, ister tek başınıza.. (Ne var, insan kendini de sevemez ve şımartamaz mı? öyle güzel de yapar ki...:)) )

İçinizde hep sevgi olsun..

Ağız tadı olsun..


2 Şubat 2018 Cuma

Enginarlı Pilav...

Merhabalar..

O kadar çok tarif isteyeniniz ve soranınız oldu ki yazayım artık dedim. :)

Önce, enginarı ayıklamaktan kaçmayın.. zor bir şey değil, gerçekten değil. İlk enginarımı ayıkladığımda 12 yaşındaydım. Sadece içinden çıkan kulağa kaçan denen böcekten huylanırdım. Artık ilaçlayıp durdukları için her şeyi böcek möcek te çıkmıyor..:( (bu duruma sevineyim mi üzüleyim mi bilemedim)

Evet, tamam enginar elleri boyar.. kabul.. hele benim gibi açık renk tenliyseniz enginarı ayıkladıktan sonra kara kara elleriniz olabilir.. Pekii o zaman ne yapıyoruz?? elimize eldiven giyiyoruz arkadaşlar.. Bulaşık eldiveni biraz kalın geliyor bana. Ben daha ince eldivenlerden giyiyorum ama siz bilirsiniz. Ha yok, ben eldivenle iş yapamam diyenlerdenseniz peki o zaman elinizi suyunu sıktığınız limon kabuklarının içinde gezdirin.. iyice limon bütün tırnaklarınızın içine işlesin.. o zaman daha az boyuyor, işiniz bitince de aynı işlemi tekrarlarsanız o zaman da kara lekeler çıkıyor. Ben eldiven giyiyorum :)))

Efendim, gelelim enginara... Enginarı alırken başlıyor maarifet. Hani kütük gibi, kafam kadar enginarları almıyorum ben.. İstanbul tipi çanak enginarı da pek sevmem.. İzmir'in küçük çanaklı enginarına çanak enginar mumamelesi yapıyorum. Çok tatlı, çok yumuşacak ve çok lezzetli oluyor. Tamam ben de biliyorum, çanağı küçük.. iyi ya.. baby enginar yiyor gibi oluyor daha ne istiyorsunuz :))))

Hadi artık yapalım şu enginarı..

İlk önce limonlu su hazırlıyoruz. 2 tane limonu suya atıyorum. Bir yarım limonu sıkıyorum ama sıktığım limon kabuğu da suyun içinde duruyor. Çünkü suyla birlikte sıkınca biraz daha limon suyu çıkıyor ondan..




Gelelim enginara..Önce sapını kesiyorum. tam dipten de değil.. 1-2 cm bırakacak gibi.. sonra dış yapraklarını ayıklamaya başlıyorum. Yaprağın tepesinden tutup 180 derece çevirip çekiyorum. O zaman yaprağın yenebilecek kısmı değil de sert olan kısmı kopuyor. Böylece bizim çanak ta biraz daha büyük oluyor ve ben lezzetli yeri de kaybetmemiş oluyorum. 

Yaprakları içerisinde çıkan bölümün rengi açılana kadar yapıyorum. Yaprakların ortalarında bir yerlerde hafif bir içe girinti bölüm oluyor. O bölgeden kesiyorum. İçindeki tüylü kısmı kaşık marifetiyle (benim kaşıklar çok marifetli) hafif kazıyarak çıkartıyoruz. Hemen içine limon suyu sıkıyoruz. Arka bölümde sert kalmış kabuk diplerini hafifçe temizliyoruz. Ona da limon suyu sürüp suya atıyoruz. Bütün enginarlara bunu yapıyoruz. 16 enginarı ayıklamak yaklaşık 1 saatimi alıyor. Yani bir davet için bile yapsanız lütfen kendiniz ayıklayın. O pazarda gördüğünüz sular, içinde enginar beyazlatıcı diye satılan bir toz ile sulandırılmış bir su. Ne gerek var biraz daha kimyasal almaya.. 

Bir yanda taze soğanı yıkayıp ayıklıyorsunuz. 5-8 mm gibi kesiyorsunuz. Zeytinyağında hafif öldürüyorsunuz. Sonra içine enginarları ekliyorsunuz. Biraz tuz, bir fiske şeker ve enginarların üzerine kadar su koyuyorsunuz. Kaynayınca altını kısıp pişmesi için bırakıyorsunuz. 

Pilav pişireceğiniz pirinci tuz koyup sıcak su da ıslatıyorsunuz. 



 



 Eğer enginarlarınız çok taze ise biraz daha yapraklı bırakabilirsiniz..

Enginarın pişip pişmediğini çatala enginarın en sert yerinin verdiği tepkiden anlayabilirsiniz. Enginarlar pişince, enginarları bir kevgirle tencereden alıyorsunuz. Tencerede kalan suyu da bir ölçeğe koyup ölçüyorsunuz. Artık o sizin pilavınızın suyu olacak. Ben haşlama usuluyle yaparım pilavı. Bire birbuçuk oranında suyu aynı tencereye (yıkamadın etmeden soğanlı zeytinyağlı tencereye) koyuyorum. Kaynayınca pirincini de ekliyorum. Tuzunu kontrol ediyorum.  Pirinç te kaynayınca altını kısıp kapağını kapatıyorum. Pilav göz göz olunca, ayırdığım enginarları da üzerine koyup normal pilavda yaptığımızı gibi kapağına kağıt koyup dinlendiriyorum. 



Servis yapmadan önce (ılık yenir) içine incecik kıyılmış dereotu ekliyorum. Dilerseniz üzerini de süsleyebilirsiniz..


İşte bu kadar.. Hadi afiyet olsun..


18 Ocak 2018 Perşembe

Davet Var..

Merhabalar...

Sizin hayatınızı kolaylaştırmak için yeni şeyler yapıyoruz..:))

Dedik ki, hem çalışıp hem konuk ağırlamak kolay değil.. Hele bir de yemekli olursa..

Üstelik yemekli konuk çağırıp telaşın koşturmacanın arasında sohbetlerin, dedikoduların tadını çıkarmak ne mümkün..

Konuklar gittikten sonra ortalığı toplamak, bulaşıkları kaldırmak... ohoo.. gecenin bir yarısı...

Hah işte tam bu sırada devreye biz giriyoruz. Sizin için sofralar hazırlıyoruz, konuklarınızı ağırlıyoruz.

Ne yemek istediğinizi söylüyorsunuz.. ya da bütçenizi söylüyorsunuz ona göre bir menü kararlaştırıyoruz.

Sofranızı kurup, müziğinizi açıp, servisinizi yapıp kayboluyoruz ortadan.. Salon sizin.. sadece siz varsınız.. Gerçekten evinizde gibi.. Bir seslenmeniz kadar da yakınız size..






Dün gece böyle bir grup yemeği vardı.. Çok eğlendiler.. çok keyif aldıklarını ve yeniden geleceklerini söylediler.. Bekliyoruz..

Menümüz; şarapta pişmiş tarçınlı meyveli tandır, iç pilav, köz domateslerle yapılmış domates çorbası, ayvalık zeytinyağı ile pişmiş taze enginar, peynir tabağı, kocaman ve taptaze bir salata üzerine de tatlı olarak profiterol.

Ne dersiniz, siz de konuklarınızı bizde ağırlamak ister misiniz?

Bekliyoruz... Daha detaylı bilgi almak isterseniz beni arayabilirsiniz... 532 615 1950..

Sevgi ve keyifle kalın..




1 Aralık 2017 Cuma

Yılbaşı hediyenizi bizden alabilirsiniz...

Merhabalar...

Yine bir atraksiyonla karşınızdayız..

Yeni Atölyemizde yılbaşı hediyeliklerinizi, çikolatalarınızı alabileceğiniz bir etkinlik düzenliyoruz. Kimler mi var??

Alfabetik sırayla yazıyorum :)))

Bilge Çiftliği, soslar, reçeller, kuru meyve ezmeleriyle geliyor..

Ailenizin Fotoğrafçısı Dido, beğendiğiniz fotoğraflardan yapılmış takvimler, magnetler, kartlar vs getiriyor..

Hayal Atölyesi Düşler Kumpanyası, bizim için bir karakter yarattı.. Nunu... kartlar, notlar.... sürprizleriyle geliyor..

İgi, doğal malzemelerle üretilmiş bebek ve çocuk giysileriyle katılıyor..

İpeksi Tatlar, yani bizde çikolatalar, kurabiyeler, içi yiyecek dolu sepetler :), çaylar kahveler,  ekmekler, yemekler le varız.

Kırmızı kasnak, nakışla yapılmış takıları ve eski gümüş takılarıyla katılıyor.

Kitvak, bağış kutusu koyuyor.. dileyen bağış yapabilecek..

Kün Tasarım, seramikleriyle geliyor..

Ojo design, tasarım yastıklarıyla bizlerle..

Durutella, kuş evi ve el boyaması kedileriyle katılacak...

Sarecime, (nam-ı diğer hatun porselen) tasarım takılar ve el boyaması porselenleriyle bizimle..

Step Collection, ev dekorasyon ürünlerinden küçük hediyelikleriyle gelecek..

Yazı Çizi Çeki, kitapları, ayraçları, kitap okuma kulubü hediyelikleriyle bizimle..

Yeşim Yucal da takı, mum, abajur ve tasarım objelerle bizimle..

Haydi ne duruyorsunuz siz de gelin.. Bekliyoruz..

:))

16 Kasım 2017 Perşembe

Hızlı Okuma Tekniklerini Öğreniyoruz..

Merhabalar,

Sizi bilmem ama benim çalışmam gereken, okumam gereken kitaplar üst üste birikip duruyor. Bende bir vicdan azabı, bir vicdan azabı.. Almışım koymuşum okuyamamışım.. Aklım kitaplarda.. Kimisi roman.. Onların tadına varmak için tatilleri ya da boş zamanları bekliyorum (varmış gibi :))) ), ama bir de okunması gereken bilgi aktarıcı kitaplarım var.. Üniversite okuyorum yeniden.. evet yanlış duymadınız, yeniden AÖF ne kaydoldum. Marka İletişim okuyorum.. Okuyorum demek kolay.. Bu sömestre 7 dersim var.. Kim çalışacak bu tempoda bu kitapları.. İşte en büyük yardımcı hızlı okuma..

Normalde aklımızdan dakikada 700 kelime akarmış.. Ama 150 kelime okuyabilir veya dinleyebilirmişiz. Geride kalan 550 kelimeyi susturmanın en güzel yolu da hızlı okumaymış.. :)))


Ben bu eğitimi aldım ve inanılmaz faydalandım ve dedim ki benim gibi dersi, işi çok zamanı az bütün herkes bu eğitimi almalı. Optimal Danışmanlık Sahibesi Dilek Selçuk, hem yakın dostum hem de zaman zaman kendisinden eğitim aldığım bilen kişi..:)

Yarın akşam yani 17 Kasım 2017 Cuma, saat 19 da hızlı okuma tekniklerini öğretecek bize.. Gelmek isterseniz lütfen beni arayarak rezervasyon yaptırınız. 532 615 1950. Katılım ücreti 75 TL. 

Haydi kimler geliyor ??

Sevgiler..